Kıbrıs

Dr. Sibel Siber: KKTC'de Batı Nil vakaları ve korunma çağrısı

Basına yansıyanlara göre KKTC’de vaka sayısı 4’e yükselirken, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Siber sivrisinek kontrolü ve kişisel korunmanın önemine dikkat çekti.

KUZEY KIBRIS HABER
DR. SİBEL SİBER: KKTC'DE BATI NİL VAKALARI VE KORUNMA ÇAĞRISI
KKUZEY KIBRISHABER

Basına yansıyan bilgilere göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Batı Nil virüsü vaka sayısı 4’e yükseldi. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Siber, virüsün esas olarak enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla yayıldığını, doğal döngüde başlıca taşıyıcıların kuşlar olduğunu ve tüm sivrisinek türlerinin aynı etkinlikle bulaştırmadığını belirtti. Dr. Siber, insanlara bulaşmada özellikle Culex cinsi sivrisineklerin önem taşıdığını vurguladı.

Siber, hastalığın öksürme, hapşırma veya yakın temasla yayılmadığını; nadiren kan transfüzyonu ve organ nakli yoluyla bulaşabileceğini söyledi. Kuluçka süresinin genellikle 2–6 gün, olası aralığın ise 2–14 gün arasında değişebildiğini aktardı. Enfekte kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde belirti görülmediğini, yüzde 20’sinde ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve bazen deri döküntüsü gibi grip benzeri bulguların ortaya çıkabildiğini ifade etti. Vakaların yüzde 1’inden daha azında merkezi sinir sistemi tutulumu gelişebildiği, bunun menenjit veya ensefalit gibi ciddi tablolarla seyredebileceği, ileri yaşta ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ağır hastalık riskinin daha yüksek olduğu belirtildi.

Dr. Siber, Batı Nil virüsüne karşı onaylanmış spesifik bir antiviral olmadığını, hafif vakalarda dinlenme ve destekleyici tedavi uygulandığını; sinir sistemi tutulumu olan ağır vakalarda ise hastane tedavisi gerektiğini söyledi. Tanıda serolojik testlerin önemine işaret eden Dr. Siber, Devlet Hastanesi’nde antikor testi yapılabildiğine dair bilgi paylaştı.

Hastalığı önlemede temel yaklaşımın sivrisinek üreme alanlarının azaltılması, sivrisinek popülasyonlarının kontrolü ve bireysel korunma olduğu vurgulandı. Dr. Siber, sivrisineklerle mücadelenin sağlık ve yerel yönetim birimlerinin koordinasyonunu gerektirdiğini; Kıbrıs’ın geçmişte sıtmaya karşı yürüttüğü mücadeleyi örnek gösterdiğini kaydetti. Yaz ve sonbahar aylarında sivrisinek yoğunluğunun ve dolayısıyla riskin arttığına dikkat çekildi.

← Tüm haberlere dön